Amy Winehouse & Her Ballet Slippers

Fashion7 Şubat 2026
Amy Winehouse & Her Ballet Slippers

Bir giysi parçasını diğerlerinden ayıran şey nedir? Hepimizin gardırobunda bizi her defasında tamamlanmış hissettiren parçalar vardır. Yeni ve pırıl pırıl haliyle aldığın versiyonu olmasa bile giymekten vazgeçemediğin o parça. Biraz kirli görünse bile gözünde değerinden bir şey kaybetmeyen. Aşınmasına, yıpranmasına aldırmazsın; onunla bağ kurarsın ve ona ilk anlamının ötesinde bir anlam yüklersin: bir eşya olmanın, bir nesne olmanın ötesinde. Artık senindir. Bir kez alıp hiç giymediğin o crop top’tan çok daha farklı bir anlam taşır.

Bir kombin ters gittiğinde ellerin refleks olarak ona gider. Peki bu parçaları bizim için birer güvenli alana dönüştüren şey nedir? Belki içinde yaşadığın anılar, belki sana hissettirdikleri, belki de onları giydiğinde çok cool görünmendir.

Cevap herkese göre değişir ama değişmeyen tek şey şu: herkesin öyle bir parçası vardır. Hayatına sessizce sızmış, neredeyse bir nesneden fazlasına dönüşmüş o parça. Sen onu taşırsın, o da seni taşır. Biraz kir ya da yıpranmışlık onu çöpe atmana sebep olmaz. Çünkü bir kıyafete sahip olmak, onu korumak değildir; kullanmaktır. Bir şeyi değerli bulmak, onu giymekten vazgeçmek anlamına gelmez. Bir şeyi hırpalanmış haliyle de sevebilirsin.

Amy Winehouse için bu parça pisi pisilerdi. Onları dövülene kadar giydi; kaldırımların kiri, yapış yapış bar zeminlerinin pisliği üzerine sinene kadar. Onlarla paparazzilerden bile kaçtı. Yani eğer pisi pisilerin sadece prova salonlarına ve barre derslerine ait olduğunu düşünüyorsan, bir daha düşün: Amy onları her yerde giydi.

Belki de hiçbir zaman olamadığı balerin olma hayallerini bir şekilde tamamlıyordu. Ya da belki sadece görünüşlerini seviyordu: bunun hiçbir önemi yok. Çünkü sonunda yaptığı şey, o pabuçları gerçekten sahiplenmekti: onları stilinin bir imzasına, kendisinin net bir uzantısına dönüştürmekti.

Amy bize, bir şeyi kirine ya da yıpranmışlığına takılmadan giymenin, onu gerçekten sana ait kılan şey olduğunu gösterdi.

O yüzden beyaz ayakkabılarını yağmurda giy. Deri çantan kırışana, derisi çatlayana kadar kullan. Paçalarında aşınmanın izlerini taşıyan jean’lerini giy. Eşyalarının seni kontrol etmesine izin verme. Çamurdan korkma. En sevdiğin topuklularla koş. Çünkü stil, her şeyi kusursuz tutmakla ilgili değil, eşyalarının seninle birlikte yaşamasına izin vermekle ilgili.

Author: Duru Ustaoğlu

RELATED POSTS