Sürekli geri döndüğün bir parça var mı?
DUYGU Kaizenen Orbit cufflar. %90 kulağımda oluyorlar.
O parçayı sen mi seçtin, yoksa o mu seni seçti?
DUYGU Onları ben tasarladığıma göre tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıktı?


Bir outfit’i tek bir parça etrafında mı kurarsın, yoksa tamamen bir mood’dan mı başlarsın?
DUYGU Mood’dan başlarım. O gün kendimi nasıl görmek istediğime karar verip sonra parçaların look’u birleştirirken şekillenmesine izin veririm.
İstanbul’da en sevdiğin spot neresi?
DUYGU Boğaz’ın ortası. Suyun üzerinden İstanbul silüetini izlemek, boğazın akıntısını hissetmek, rüzgarla okşanmak her mevsim apayrı bir deneyim ama her seferinde aynı büyüleyicilikte. Boğaz’ın tam ortasında bence herkes, her şey akıntıyla huzurlu ve mutlu.
O spot bir insan olsaydı kombini ne olurdu?
DUYGU Eklektik, hem doğudan hem batıdan esintiler olan bir stili olurdu. Gümüş oryantal takılar, inciler, layer edilmiş lacivert, bej, kum rengi monochrome kumaşlar hayal ediyorum. Bilge, rüzgarı da fırtınayı da tanımış biri olduğu bakınca anlaşılırdı.


Tarzını bir yemek tarifi gibi açıkla.
DUYGU Deconstructed bir salata olurdu bence. Kalıba girmek istemeyen, özgürlük alanı tanıyan bir tarif…Tarifin omurgası base parçaları beklenmedik bir kesim, alışılmadık bir renk ile birleştirin. “Bu olur mu, olmaz mı?” diye düşüneceğiniz bir parçayı mutlaka ekleyin. Asıl lezzet sosta çünkü. Renkli, dağınık, ama ahenkli. Bon appetit!


Sadece bir parçayı değiştirebilme koşuluyla her gün aynı fiti giymek zorundasın, değiştirebileceğin parça ne?
DUYGU Moduma göre o günkü look’umu belirleme özgürlüğünü en çok üst giyim verir sanıyorum. Geri kalan her şey sabitse, üste giydiğim parçaları değiştirerek hala özgünlüğü sağlayabilirim bence.
Stilin söz konusu olduğunda, risk alır mısın yoksa konfor alanında mı kalırsın?
DUYGU Risk, risk, risk! Konu stilse her şeyi denemeye varım! Benim için tam bir oyun alanı orası.