Inner Landscapes w/ Hande Erçel

Unframed23 Temmuz 2026
Inner Landscapes w/ Hande Erçel

Bazı insanların hayalleri hayatından daha büyüktür. Ama bu yolculuk, bir başlangıç anı ya da geçmişe bir gönderme değil, bir devinim halidir. Tıpkı bazı yolculukların bir varış noktası olmadığı gibi. Bazı insanlar sadece dönüşür, kendi dünyasını kurar. 

Zamanı psikolojik olarak iki eşit parçaya bölebilirsiniz: geçmiş ve gelecek. Ama sahip olduğunuz tek şey şimdiki andır. Kendinizi geçmişin izlerinde ya da geleceğin derin mavisinde değil, sadece şu anda bulabilirsiniz. Hande Erçel de bize tam olarak böyle bir evrenden yaklaşıyor. Hayatın bir etki tepki dengesi olduğunun farkında, kendine şefkatle yaklaşıyor. Gücünü kendi gerçekliğindeki keşiflerden alan Hande Erçel’in dünyasına yaklaştığınızda ilk fark ettiğiniz şey bu. Sürekli hareket halinde olan, görünürlüğün merkezinde ama kendine ait kalan bir iç dünya. Dışarıdan bakıldığında net görünen bir hikayenin içinde, sessizce katmanlanan başka hikayeler saklı. Hayallerini hiçbir zaman yaşadığı hayatın ölçülerine göre şekillendirmeyen Hande, tam tersine o hayalleri taşıyabilecek birine dönüşmeyi seçmiş. Belki bugün hala onu ileriye taşıyan şey de bu: Bir sonuca ulaşma arzusu değil, sürekli evrilen bir kimlik hali.

Bu hikaye başarıdan çok aidiyeti, görünürlükten çok öz benliği, güçten çok kırılganlığın izlerini taşıyor. Hande Erçel, başkalarının seslerini duyarken kendi sesini kaybetmemenin ne kadar ince bir denge gerektiğini hatırlatıyor. Çünkü insan kendine nasıl davranıyorsa hayat da ona öyle bakıyor. Sanırım insan kendine sadık kalabildiği kadar güçlü, kendi sesini duyabildiği kadar kararlı. Hiç bir başarı tesadüf olmadı, olamaz. Her dönem kendi ikonunu yaratırken en derin yolculuk, dünyanın seni kim olduğuna ikna etmeye çalıştığı yerde, kendi sesini duymaya devam edebilmek. Hande Erçel’in ikonik evrenindeyiz. Geçmişten geleceğe uzanan ama tam da şu anın değerini bilen bir dünya burası.

DUYGU Hayalleri hayatından büyük olan insanlar, hayallerini kendi gerçekliği yapmayı nasıl başarır?

HANDE Hayallerim hep yaşadığım hayattan büyüktü; bu yüzden onları küçültmek yerine, bu yükü taşıyacak biri olmayı seçtim. Hayal kurmak anlıktır, ama o hayali taşımak emek ve sabır ister.

DUYGU Hande’yi Hande Erçel’den nasıl koruyorsun? Kimler onu tanıyabiliyor?

HANDE Hande’yi, Hande Erçel’den korumak benim için bir denge meselesi. Görünür olmakla kendine ait kalabilmek arasında ince bir çizgi var. İnsanlar seni izliyor, konuşuyor, bir hikaye yazıyor… Ama o hikayenin içinde sen her zaman tam olarak yoksun. Gerçek benliğimi sadece çok sınırlı bir alanda, güvendiğim insanlarla paylaşabiliyorum.

“Hande’yi, Hande Erçel’den korumak benim için bir denge meselesi. Görünür olmakla kendine ait kalabilmek arasında ince bir çizgi var. İnsanlar seni izliyor, konuşuyor, bir hikaye yazıyor… Ama o hikayenin içinde sen her zaman tam olarak yoksun.” -Hande Erçel


Hande wears a dress by Blumarine, and heels by Mugler, Beymen.

DUYGU Oyunculuğun mesleğine dönüşeceğini anladığın zamana götür bizi.

HANDE Aslında oyunculuğun mesleğim olacağını ilk hayalini kurduğum andan beri biliyordum diyebilirim. Büyük bir ‘işte bu’ dediğim sahne yok; daha çok küçükken içime düşen ve hiç sönmeyen bir merak vardı. Yıllar içinde o merak önce bir istek, sonra bir kararlılık oldu. Yani bir anda “Bu benim mesleğim,” demedim; baştan beri içimde olan şeyi adım adım hayata geçirdim.

DUYGU Nereye gidiyor bu yolculuk?

HANDE Bu yolculuğu artık bir ‘varış’ olarak görmüyorum. Daha çok sürekli evrilen bir kimlik hali gibi. Her projede, her hikayede, her karşılaşmada kendime dair yeni bir şey öğreniyorum. Ve bu öğrenme hali, beni ileriye taşıyan asıl motivasyon oluyor.

DUYGU Yeni bir senaryo okumaya başladığında kalp atışlarını hızlandıran ne olur?

HANDE Yeni bir senaryoda beni asıl heyecanlandıran, kusursuz karakterlerden ziyade eksiklikleri ve iç çatışmalarıyla öne çıkan, kırılgan ve kararsız insanlardır. Tamamlanmamış, söylenmemiş şeyler bırakan ve kolayca yanıt vermekten kaçınan hikayeler ilgimi daha çok çekiyor.

DUYGU Her yeni projeyle tanıştığın karakterler, Hande’nin bireysel yolculuğunda nasıl izler bırakıyor?

HANDE Oynadığım her karakter içimde kalıyor. Bazen bir bakış, bazen bir cümle… Fark etmeden bana karışıyorlar. O yüzden hiçbirini tamamen geride bırakabildiğimi sanmıyorum.

DUYGU Kendini ifade edebilmek senin gerçekliğinde ne kadar önemli?

HANDE Kendimi ifade etmek benim için vazgeçilmez bir ihtiyaç. Duygularımı dışa vuramadığımda, içimde birikip giderek ağırlaşıyorlar. Belki de bu yüzden çoğu zaman çizimlerimle ve resimlerimle anlatıyorum hislerimi; sanat çoğu zaman benim için bir tercih değil, bir gereklilik.


Hande wears a dress by GENERATION78, and heels by Paris Texas, Beymen.

Hande wears a dress by Burç Akyol.

DUYGU Başka zihinlerdeki düşüncelere bireysel olarak ne kadar alan açarsın?

HANDE Başkalarının düşüncelerine her zaman alan açmaya çalışırım; farklı bakış açıları beni besler. Ama zamanla şunu öğrendim: herkesin sesini duymakla kendi sesini onların içinde kaybetmek arasında çok ince bir çizgi var. O dengeyi kurmak yıllarımı aldı.

DUYGU Küçükken Hande’ye verdiğin sözleri tutabildin mi?

HANDE Küçükken kendime verdiğim sözlerin hepsini tuttum; ama o küçük Hande hala benimle ve ona yeni sözler vermeye devam ediyorum. 

DUYGU Başarıyı nasıl tanımlarsın?

HANDE Başarı kavramı benim için yıllar içinde değişti. Eskiden daha görünür, daha ölçülebilir bir şeydi. Şimdiyse çok daha içsel; kendimle barışık olduğum, yaptığım işin içime sindiği anlar… Başarıyı benim için asıl tanımlayan bunlar.

Hande wears a full look by Prada.

DUYGU Tutku senin için ne anlama geliyor?

HANDE Tutku, vazgeçemediğin şeydir. Seni zorlayan, yoran ama yine de hep geri çağıran. Mantığın sustuğu, kalbinin yön verdiği yer.

DUYGU Güç kavramı kararlarını etkiler mi?

HANDE Güç hiçbir zaman bir hedef olmadı benim için. Ama görünür oldukça fark ettim ki bu, beraberinde bir etki alanı getiriyor ve o etki de sorumlulukla geliyor. Adımlarımı her zaman bu sorumluluğun bilinciyle atıyorum.

Hande wears a full look by Dior.

DUYGU İlhamın senin kariyerindeki rolü nedir?

HANDE İlhamı ben bulmuyorum, o akışın içinde beni buluyor. Üstelik çoğu zaman tam da en ihtiyacım olan anda. Bazen bir rüyanın içinde, bazen bir yürüyüşte, bazen de en kırılgan anımda…

DUYGU İnsanlara ilham olduğun bir taraftasın, bu sende nasıl bir etki yaratıyor?

HANDE İnsanlara ilham olmak çok kıymetli, bir o kadar da hassas bir alan. Çünkü insanlar sadece başarıyı değil, samimiyeti de görüyor. Bu yüzden kendim olmaktan vazgeçmemek benim için giderek daha da önemli hale geliyor.

DUYGU Kimlik sadece birey olmakla ilgili değil, ait olmakla da ilgili. Bu perspektiften baktığında kendini ne kadar gerçekleştirebildiğini düşünüyorsun?

HANDE Kimliğin sadece “Ben kimim?” sorusuyla değil, “Nereye ait hissediyorum?” sorusuyla da şekillendiğini artık çok daha iyi anlıyorum. Kendimi gerçekleştirmek benim için bitmiş bir hedef değil, devam eden bir yolculuk. Bugün, eksiklerimi, çelişkilerimi, güçlü ve kırılgan yanlarımı birlikte taşıyabildiğim için kendime eskisinden çok daha yakın hissediyorum. 

DUYGU Bir sanatçı ve bir kadın olarak öz benliğine en çok hangi koşullarda temas ettiğini düşünüyorsun?

HANDE Bir sanatçı ve bir kadın olarak kendime en çok yalnız kaldığım anlarda temas ediyorum. Gürültüden, beklentilerden, herkesin benden ne görmek istediğinden uzaklaştığımda… Orada daha sade, daha gerçek bir ben var. O alan benim için çok kıymetli, çünkü her şey oradan başlıyor.

“Kendimi ifade etmek benim için vazgeçilmez bir ihtiyaç. Duygularımı dışa vuramadığımda, içimde birikip giderek ağırlaşıyorlar.” -Hande Erçel


Hande wears the ICON Baby Tee from the BASED ISTANBUL Merch collection a skirt by Balenciaga Boutique, and heels by Tory Burch, Beymen.

DUYGU Her şeyin birbirine benzediği bir evrende özgünlüğünü nasıl koruyorsun?

HANDE Her şeyin birbirine benzediği bir dünyada özgün kalmak için ekstra bir şey yapmaya çalışmıyorum; sadece kendimden uzaklaşmamaya dikkat ediyorum. Çünkü insan, başkalarına benzemeye çalıştığı an kendi hikayesini kaybediyor. Benim için özgünlük, en başta kendine sadık kalabilmek.

DUYGU Hata yapmaktan korkar mısın?

HANDE Hata yapmaktan korkmam; çünkü hata çoğu zaman bir eksiklik değil, bir farkındalık biçimi. En çok orada büyüdüm. Asıl zor olan, o farkındalığı görmezden gelmek, aynı hatanın içinde kalmak. Benim içinse ilerleyebilmek her şeyden önemli.

DUYGU Kırılganlığınla kurduğun ilişki sana kendin hakkında ne öğretti?

HANDE Güçlü görünmenin bu kadar önemsendiği bir dünyada, kırılganlığımla barışmak benim için bir dönüm noktası oldu. Yıllarca zayıflık gibi gördüğüm şeyin aslında cesaretin tam kendisi olduğunu fark ettim. Kalbini açmadan, risk almadan gerçek bir bağ kuramıyorsun. Bugün kendimle ilgili en çok şeyi en savunmasız hissettiğim anlarda öğreniyorum ve çoğu zaman incinme ihtimalini göze alıp yine de hayatın içinde kalmayı seçiyorum.

DUYGU Kendine hoyrat mı yoksa şefkatli mi davranırsın?

HANDE Kendime şefkat göstermeyi öğrenmek kolay olmadı. Çünkü insan, başkalarına kolayca gösterdiği anlayışı çoğu zaman kendine göstermeyi öğrenmemiş oluyor. Eskiden kendime karşı daha hoyrattım; daha çok eleştiren, daha az anlayan biriydim. Ama zamanla fark ettim ki insan kendine nasıl davranıyorsa hayata da öyle bakıyor ve iç sesin değişmeden hiçbir şey gerçekten değişmiyor. 

From Based Istanbul N°46 ICONS, Redefined Issue.

 Buy your copy now!

Creative Direction & Interview by Duygu Bengi

Photography by Yağız Yeşilkaya

Fashion Editor Emre Köklüçınar

Style Editor Eren Çebi

Hair by Nuri Şekerci

Makeup by Begüm Esen Yılmaz

Set Design by Ceren Yılmaz 

Executive Producers Bilge Bengi, Cansu Sıtacı

Creative Production by BI Creative

Content Editor Duru Ustaoğlu

Creative Team Ali Aydın Ustaoğlu

Gaffer Okan Ataş

Photography Assistant Çağdaş Sezgin

Styling Assistant Bora Beler

Makeup Assistant Pınar Çete

Hair Assistant Mehmet Demirhan Baysal

Lightning Assistant Arif Bilbay, Ali Şimşek, Beykan Baloğlu

Retouch by Touch Eighty Seven

Thanks to Damla Şenbark

With special thanks to Mozaik

Author: Based Istanbul

RELATED POSTS