Prada FW26’da, Milano Moda Haftası kapsamında, tekrar aslında tekrar değildi. Bir inşa süreciydi.
Eğer moda bir hesaplama ise, Prada onu çözdü.
On beş modelin her biri podyuma dört kez geri döndü. Her dönüşte bir katman çıkarıldı. İlk bakışta tamamlanmış görünen bir görünüm, yavaşça başka bir görünüme dönüştü. Finalde altmış görünüm ortaya çıktı; fazlalıkla değil, eksiltmeyle.




Kurgu neredeyse matematiksel, ama bir o kadar da duygusaldı. İlk kombin bir sonrakini içinde taşıyordu, matruşka bebekleri gibi açılıyordu. Bir parça, hemen altında saklı olan diğerini ortaya çıkarıyordu.




Çünkü moda hiçbir zaman yalnızca tek başına duran kıyafetlerden ibaret değildir. Mesele kompozisyondur. Bedendeki parçaların birbirleriyle ilişkisi. Sıralama. Çıkarma eylemi. Hiyerarşi ya da onun bilinçli reddi. Bir şey ortadan kaybolduğunda silüetin nasıl değiştiği.


Prada yalnızca kıyafet göstermedi. Süreci gösterdi.
İlk görünümler sonrakileri bir fikir eksikliğinden değil, modanın bugün ne olabileceğine dair bilinçli bir pozisyondan ortaya çıkardı. Sonsuz tüketim değil. Sürekli yeni bir şey satın alma döngüsü değil. Yeniden kurgu. Aynı parçalar, yeniden düzenlenmiş. Katman katman.
Gösterişin ve yenilik arzusunun baskın olduğu bir sezonda, Prada ölçülülüğü seçti. Yeniliğin her zaman eklemekle gelmediğini hatırlattı. Bazen eksiltmek gerekir.
Katmanların gücünü asla küçümsemeyin.
Prada bunu kanıtladı.