Semiha Berksoy’s Multicoloured Universe

Arts & Culture2 Şubat 2026
Semiha Berksoy’s Multicoloured Universe

Semiha Berksoy’un resimleri, akademik bir resim geleneğinin uzağında; yaşanmışlıkların ve bedensel deneyimin doğrudan izlerini taşıyan özgür bir ifade alanı. Onun resim pratiğinde, opera sahnesindeki varoluşunun izlerini görmek mümkün. Sesler ve dramatik jestler yerini renklere ve keskin fırça darbelerine bırakırken tuval ise karşılaşmaların sahnesine dönüşür.

Çoğunlukla otoportreler içeren eserlerinde; annesi, sevgilileri ya da sahnedeki alter egoları perspektif kaygısından bağımsız, düzlemsel ve doğrudan bir anlatımla karşımıza çıkar. Çarşaf, karton gibi alışılmadık yüzeyler üzerine yapılan resimler, bu pratiğin bilinçli bir “kuralsızlık” arayışını yansıtır.

Renkler yoğun, çoğu zaman serttir; kırmızı ve siyahın baskın kullanımı bir tesadüf değil bir tercihtir. Renkleri duygusal bir simgeden daha çok bedensel bir gerçeklik olarak kullanan Berksoy’un bu çok renkli dünyası İstanbul Modern’deki Tüm Renklerin Aryası başlıklı sergide bütünsel bir dilde sunuluyor. Sanatçının hayatındaki kayıplar, aşk ilişkileri ve sahne deneyimleriyle birlikte bir anlatı içeren bu sergi; resmin bir yan üretimden çok daha ötede sesin sustuğu yerde devreye girdiğini gösteriyor.

Semiha Berksoy’un resimleri, Türk modern resim tarihinin sınırlarını zorlayan, sezgisel ve kişisel bir dil önerir. Onu özgün kılan, resim yapmayı “iyi resim” üretme kaygısından kurtarıp, var olmanın bir biçimi haline getirmiş olmasıdır. Bu nedenle Berksoy’un tuvali, bakılan bir yüzeyden çok, karşılık veren bir sahne olarak düşünülmelidir.

Renklerin sesleri kucakladığı duyguların korkusuzca ifade edildiği bu evreni 6 Eylül’e kadar İstanbul Modern’de ziyaret edebilirsiniz.

Author: Duygu Bengi

RELATED POSTS