DUYGU Özgünlük kavramının günümüzde bu kadar sık vurgulanmasını nasıl yorumluyorsun?Sence özgünlük hala mümkün mü, yoksa yeniden tanımlanmaya mı ihtiyaç duyuyor?
EDA Bence özgünlük, insanoğlu var olduğu sürece, her zaman mümkün. Hepimiz biriciğiz, yalnızca bu biricikliğimizi korkmadan gösterme cesaretine ihtiyacımız var. Ben özgünlüğü geçmişinle, değerlerinle, zaaflarınla barışık olmak ve bunu saklamadan göstermek olarak görüyorum. Yani yeniden tanımlanıyor, ama yok olmuyor.
DUYGU Kendine koyduğun hedeflere ne kadar yakınsın? Doğru adımlar attığını hissediyor musun?
EDA Hedeflerime doğru adım attığımı hissediyorum, evet. Ancak ben hedeflere yaklaştıkca hedeflerim daha da uzağa gidiyor. Bu benim için bitmeyecek bir yolculuk…


DUYGU Zamanın ruhu (zeitgeist) sence bireysel yaratıcılığı besliyor mu, yoksa onu tek tipleştiriyor mu?
EDA Bir yandan ilham hiç olmadığı kadar erişilebilir; bir yandan da algoritmalar, trend döngüleri ve estetik kalıplar hiç olmadığı kadar aynı. Bence gerçek yaratıcılık bunca gürültünün içinde iç sesini duyabilmekte gizli.
DUYGU Sence yaratıcılık bireysel bir eylem mi, yoksa kolektif hafızadan beslenen bir yapı mı?
EDA Kolektif hafızadan beslenen ama bireysel bir süzgeçten geçen bir yapı. Anılarım, ilişkilerim, bilinçaltım, hikayeler, gördüklerim, dinlediklerim hepsi benim yaratıcılığımın ham maddesi. Ama ortaya çıkan şey benim iç dünyamdan geçerek şekilleniyor.

“Özgünlüğü geçmişinle, değerlerinle, zaaflarınla barışık olmak ve bunu saklamadan göstermek olarak görüyorum. Yani yeniden tanımlanıyor ama yok olmuyor.”
-Eda Gürkaynak
DUYGU Jean’in bedende aldığı form, sence bireyin kimliğini mi takip etmeli yoksa ona meydan mı okumalı?
EDA Bence bir kural yok, ruh haline bağlı olarak bazı günler takip etmeli, bazı günler de meydan okumalı.
DUYGU Trendlerin hızına karşı, her dönemin trendi, zamansız denim ile daha kişisel ve kalıcı bir stil yaratmak mümkün. Bu perspektiften baktığında jean’ler senin stilinde nasıl bir alan kaplıyor? Bir jean’i gardırobunun hero parçasına dönüştüren unsur ne olur?
EDA Jean’ler bir stilin sessiz kahramanları…Her şeyle uyumlanabilmeleri ve bir kombini zahmetsizce tamamlayabilmeleri, onları vazgeçilmez yapıyor. Aynı zamanda yatırım parçaları, çünkü zamansızlar ve ömürleri çok uzun. Bir de bazı jean’ler vardır ki… Kesimindeki küçük bir fark, dikiş detayıya da kalıbındaki özgünlük sayesinde tek başına bir kombinin yıldızı haline gelir. O zaman hikayeyi başlatan parçaya dönüşür.



DUYGU Jean’in tarihsel olarak işlevsel bir giysiden kültürel bir simgeye dönüşümünü nasıl yorumluyorsun?
EDA Güçlü bir hikaye. İşçi üniformasından, özgürlük sembolüne; isyankar bir simge olmasından pop kültüre yansımasına…Her dönem başka bir anlam yüklenmiş. Bence jean’ın bu kadar kalıcı olmasının sebeplerinden de biri tam olarak bu. Herkes kendinden bir şeyler bulabiliyor içinde. Sınıfsız, zamansız ve evrensel.
DUYGU Üretimlerinde ya da stilinde bilinçli olarak mesafe koyduğun akımlar var mı?
EDA Çok trend ve hızlı tüketim olan her şeye otomatik mesafe koyuyorum diyebilirim. Sürdürülebilir modaya inanıyorum. Aldığım her parçanın, dilediğim gün bir platformda ikinci el olarak değerlendirilebileceğini veya zamanı gelince 4 yaşımdaki yeğenimin giyebileceği kadar zamansız ve kaliteli olmasını seviyorum.
Presented by Based Istanbul x Mavi
Features Eda Gürkaynak
Creative Direction by Duygu Bengi
Directed by Yağız Yeşilkaya
Photographed by Burcu Karademir
Fashion Editor Umut Sımsıkı
DOP Adem Ustaoğlu
Hair by Mustafa Akgül
Make-up by Nuvit Tiryaki
Creative Agency BI Creative
Creative Team Ali Aydın Ustaoğlu, Duru Ustaoğlu
Gaffer Okan Ataş
Photography Assistant Furkan Irmak
Camera Assistant Kübra Kirazlı
Styling Assistant İrem Gerz, Naz Paksoy
Hair Assistants Enes Sakızcı, Yunus Dever
Make Up Assistant Hasan Beşli
Best Boy Arif Bilbay
Lighting Assistants Ali Rıza Çalışkan, Anıl Sever