DUYGU Kendi yaratıcı yolculuğunda cesur olmak senin için ne ifade ediyor?
BİGE Söylenmiş olanı yinelemek değil, söylenmeyeni aramak galiba. Söylenmeyeni söylemek için de farklı hikayelerin içinde, uzun süren bir yolculuk gerekiyor gibi geliyor bana. Sessiz, kendi halinde ama devamlı. Bu sessizlikte ısrar etme hali benim cesaretim.
DUYGU Kuralsız ve özürsüz bir şekilde bir şey yarattığın, hafızanda yer eden bir anı paylaşır mısın?
BİGE Kuralsız ve özürsüz bir şekilde bir şey yaratmak bende sanırım anı değil ama bir varoluş biçimi gibi. Bir önceki konuya da değen bir yerden, ben oyunculuğumla kuralsız ve özürsüz olabilirsem bu hayatta, o zaman bir şeyleri doğru yapıyorum demektir.
DUYGU Korku — ya da onun yokluğu — kendini ifade etme biçimini nasıl şekillendirdi?
BİGE İçimdeki korkuya rağmen devam etme isteği ve devam ediyor oluşum bence tüm yaratım sürecimin yapıt aşı.


DUYGU Sanatın için aldığın ve riskli gelen ama sonunda senin sesini tanımlayan bir karar?
BİGE Benim için en riskli karar, en çok sakladığım tarafımı sahneye ya da kameranın önüne bırakmak oldu. İnsanın en kırılgan tarafı oluyor o saklamaya çalıştığı tarafı. Ama en kırılgan olduğum yerden çıkıyor sesim, ve bence oyunculuğum da.
DUYGU Dünya sessiz olduğunda, cesaretin bize ne söylüyor?
BİGE Dünya sessiz olduğunda zaten konuşuyorsam, cesaret göstermiş sayarım kendimi. Ama hiç susmadım, dünya sessizken de susmuyorum, susmayacağım.


“Söylenmiş olanı yinelemek değil, söylenmeyeni aramak… Söylenmeyeni söylemek için farklı hikayelerin içinde, uzun süren bir yolculuk gerekiyor. Sessiz, kendi halinde ama devamlı. Bu sessizlikte ısrar etme hali benim cesaretim.”
-Bige Önal
DUYGU Bilinmezliğin eşiğinde durduğunda seni ileriye doğru iten şey nedir?
BİGE Başka bir çaremin olmayışı. Çaresizlik beni harekete geçiriyor. Harekete geçmek için her zaman bir aksiyonda bulunmak gerekmiyor bence, düşüncelerinin içinde de çaresizlik seni bir ışık araman için zorluyor. Hiçbir şey değilse kendimle konuşmak zorunda bırakıyor. O da hareketin tam da başladığı yer oluyor.
DUYGU Herkes kendine biraz sert davrandığı bir dönemden geçer. Sen ne zaman ve nasıl kendinden ve kararlarından özür dilemeyi bıraktın?
BİGE Ben bunu dönemden çok kendi bildim bileli yaşıyorum. Ama çok yeni bunun tam tersine döndü her şey. Kendime saygı duymaya başladığım, kendimi sevdiğim, kendimi kabul ettiğim bir zaman başladı. Yaşla birebir ilişkili gibi geliyor bana. Çünkü o kadar ani oldu ki, sanki bir gün uyandım ve kendimle barıştım. Bir anda olamayacağını bildiğim için de yıllar içinde öğrendiğim ve uygulayamadığım her şeyi ancak hazmettiğimi anladım. Müthiş rahatlatıcı, özgürleştiren, renklendiren bir hal’miş. İyi ki buradayım.
FROM BASED ISTANBUL N45 10TH ANNIVERSARY ISSUE: BRAVE MONOLOGUES
Cover Guest Bige Önal
Creative Direction & Words by Duygu Bengi
Photography by Abdullah Yazıc
Styled by Emre Köklüçınar
Head of Talent Hair and Makeup Önder Tiryaki
Creative Group Head Yağız Yeşilkaya
Producer Tunga Yankı Tan
Creative Production by BI Creative
Special Thanks to Cansu Sıtacı
Creative Team Duru Ustaoğlu, Kerem Acar
Hair Team Batuhan Sancar, Enes Sakızcı, Mustafa Akgül
Make-Up Team Doğukan Tuncer, Esra Poyraz, Hazar Baştürk
Gaffer Onur Karaca
Photography Assistants Hakan Diner, Hamza Kazım Esen
Styling Assistants Elif Akpunar, Şimal Özyiğit
Editorial Brews by Starbucks Türkiye
Bites by Focamia