Cuffs, cuffs, cuffs! Prada’nın Fall Winter 2026 Menswear defilesi ‘Before and Next’, geçmişi silmeden evrime göz kırpıyordu. Burada “yeni”, bir kopuş değildi. Geçmişten gelen izlerle dikilmiş, kontrollü bir devamlılıktı.
Belirsizliğe verilen yanıt kaçış değil, netlikti: uzayan proporsiyonlar, sadeleşen formlar ve ilk bakışta basit görünen ama ikinci bir bakışı zorlayan parçalar. Prada, yapıyı bir atmosfer haline getirdi.
“Dünyanın bildiğimiz hali değişiyor. Dönüşüm ve beklentiyle dolu bir dönem; heyecan var ama aynı zamanda rahatsız edici olabilecek bir zaman,” diyen Miuccia Prada, bu koleksiyonun aslında belirsizlik ve geçiş dönemine bir reaksiyon olduğunu ortaya koyuyor çünkü her muğlaklık, uç bir dönüşümü doğurur. Belki de bu belirsizliği dizginleyen şey gömlek manşetleriydi (cuffs).



Gelecekte bize ne olacağını çok az biliyoruz; basit bir öngörü bile kurmak, kolayca delüzyonel duyulabiliyor. Bu yüzden koleksiyonun stratejisi basitti: tahmin yok mu? Problem değil. Yönümüzü netlik ve terzilikteki hassasiyet belirleyecek. Ve Prada “next”i ararken, her zaman “before”u hatırlıyor; çünkü geçmişe saygı duymadan bir sonrakine geçmek mümkün değil.
“Bir güzellik fikrini alıp onu yeni bir şeye dönüştürmek.”
-Miuccia Prada
Rahatsızlık ve belirsizlik zamanlarında, bizi yere basan şeylere geri dönmek isteriz. Raf Simons’un “güzel ve tanıdık hissettiren şeylere” odaklanmasının nedeni de buydu. Çok iyi bildiğimiz şeylerin biçim dilini tersine çevirdiklerini anlattı. “Gördüğünüz her şeyi biliyorsunuz. Ama sonucu bilmiyorsunuz,” diyerek yeni bir terzilik silüeti öneriyor; klasik parçaları ise zahmetsiz görünen yeni formlara dönüştürüyordu.
“Gördüğünüz her şeyi biliyorsunuz. Ama sonucu bilmiyorsunuz.”
-Raf Simons
Ama Prada sadece terzilik değil. Bir ideoloji. Gelenek çöpe atılmıyor. Sorgulanıyor; tanıdık kodlar kontrollü bir kırılmayla dönüşüyor. Geriye Prada’nın daha büyük iddiası kalıyor: giyim hala değerleri taşıyabilir: kültürü, anlamı, zekayı, özeni… Parçalar yaşanmışlığın izlerini taşır; sürenin, kalıcılığın önemini hatırlatır. Burada hatırlamak, saygının ta kendisidir.
Kısacası, FW26 bilinmeyeni romantize etmiyor; onu disipline ediyor. Gürültüyü azaltıp geriye yalnızca niyet kalana kadar. Belki de Prada’nın bize söylemek istediği şey şuydu: kaos zamanlarında en akıllı hamle, netliktir.