Why Do It w/ Dilan Gerede Erkaya

Unframed22 Ocak 2026
Why Do It w/ Dilan Gerede Erkaya

Harekete geçmek, bir adım atmaktan çok daha fazlası. Bir fikrin ağırlığını taşımak, inançla ve kararsızlıkla bir  denge oyunu oynamak, bazen de kendine rağmen devam etmek… Kazanmak ya da kaybetmekten önce gelen şey; o ilk cesaret. Yersiz bir cesaret değil bu. Aksine, içten içe bildiğin bir gerçeğin dışarı taşması. Ne kadar zor, ne kadar uzun, ne kadar kırılgan olursa olsun… yine de devam etmeye iten bir iç ses. Aklındaki o içten soruyla yüzleşmek tüm mesele, “Neden yapıyorsun?”

Dilan’ın dünyasında zamanın çizgisi yok; her şey aynı tablonun içinde, tek bir enerjiden. Ressamı da kendisi, gözlemcisi de… “Bir iki senedir hayatı bir sanat eseri olarak görmeye başladım.” diyor Dilan kendi yolculuğunu tanımlarken. Hayata dair tüm tutkularını tablosundaki figürler olarak belirleyerek adımlarını atıyor. Adımlarını attıkça fırçası da onunla birlikte hareket ediyor. Bunların hepsi bir hayali andırabilir, ama hayal ettiğini gerçek kılmak kadar cesur başka ne olabilirdi ki? 

DUYGU Dilan için sıradan bir gün nasıl geçiyor?

DİLAN Aslında tam da orada tıkanıyorum. Çünkü hayatımda “sıradan gün” diye bir şey yok. Bir gün Karadeniz’de dalga olursa sörf yapıyorum, başka bir gün Boğaz’a atlayıp mahalleler arasında yüzüyorum. Ama bütün bunlar ayrı ayrı aktiviteler değil, hepsi işin ve yaratıcılık sürecinin içinde, karışık bir process. Takvimsel olarak çok absürt, o yüzden o soruya net bir cevap veremiyorum.

DUYGU Senin için herkes “sınırsız, özgür” diyebilir. Peki sen kendine sınırlar koymayı ne zaman bıraktın ya da sınır ne ifade ediyor?

DİLAN Çocukluğumda ailemin çizdiği bazı çerçeveler vardı ama o çerçevelerin içinde bile çok özgür büyüdüm. Bir yandan da çok genç yaşta kendimi yetiştirmek zorunda kaldım. On beş, on altı yaşlarımda orta yaş krizi yaşadım diyebilirim. Gerçeklik kavramıyla, varoluşsal krizlerle erken tanıştım. Zordu. Sonra ruhumla tanıştım. Bedenim ve ruhumun farklı şeyler olduğunu, bedenin sadece bir araç olduğunu, asıl “ben”in ruhum olduğunu anladım. Kendimi tanımanın, ruhumu tanımaktan geçtiğini fark ettim. O yolculuğun daha çok başındayım, çok gencim ama anlamaya başlamak bile bence en önemli adım.

DUYGU Bu cesur adımları atmaya seni ne itiyor? Kaybetme ihtimali mi, kazanma ihtimali mi, yoksa “hiç denememek” mi daha ağır basıyor?

DİLAN Hayatın ucunda ölüm var. Hepimiz bir noktada kaybediyoruz. Bu oyunu kimse kazanmıyor. O yüzden adım atmamak için bir sebep göremiyorum. Risk almamak, benim için daha büyük bir kayıp.

DUYGU İçinde bulunduğumuz çağda her şey çok hızlı tüketiliyor, çok hızlı taklit ediliyor. Buna rağmen sen özgün kalabilen bir yerden var oluyorsun. Sence bugün özgün olmak nasıl mümkün?

DİLAN Ben içgüdülerimi ve kalbimi dinleyen bir insanım. Dünyadaki sihir gün geçtikçe yok oluyor, biz de o sihri hala arayan küçük bir azınlık haline geliyoruz. Bu da benim açımdan bir avantaj. Dünya için üzücü ama kendim için mutluluk verici bir durum. Kendi içgüdülerini takip etmek, kalbini dinlemek… Kalp yalan söylemez. Asla.

DUYGU Herkes konfor alanını korumaya çalışırken sen risk almayı, yeni şeyler denemeyi ve hayal ettiğin şeylerin peşinden gitmeyi seçiyorsun. Bunu nasıl mümkün kılıyorsun?

DİLAN Konfor alanı bence tamamen bir bakış açısı. Zamanla konfor alanın, yaratmak istediğin evrene dönüşüyor. Sen de öylesin, biliyorsun. Evde otursan delirirsin mesela, ben de öyleyim. İnsan kendini belli bir yöne doğru götürdükçe adapte oluyor. İnsanlığın en büyük avantajı bu. Adapte olabilen bir türüz biz.

DUYGU Hayal ile gerçeklik arasındaki ilişki sende nasıl işliyor? Kafanda kurduğun şeyin gerçek olması için Dilan ne yapar?

DİLAN Arasında hiçbir fark yok. Kafama koyduğum anda zaten onun gerçek olduğunu görüyorum ve biliyorum. Öyleymiş gibi yaşıyorum. Attığım her adım da zaman içinde onun gerçekten öyle olmasını sağlıyor.

DUYGU Peki sen böyle yaşarken, seninle aynı yerden bakmayan insanları da o tarafa çekebildiğini hissediyor musun?

DİLAN Her zaman siyah ve beyaz olacak. Herkesi aynı fikirde buluşturamazsın. Doğru bir iş yaptığında bir kitlenin kafa yapısı değişebilir ama yüzde yüz diye bir şey yok. O yüzden ben daha çok kendimi inandırmaya, kendi gerçekliğimi yaşamaya odaklanıyorum. Kimseyi kırmadan, kimsenin hakkını yemeden kendi yolumda ilerliyorum. Yol gittikçe büyüyor, büyümesini de istiyorum.

DUYGU Bir yandan moda, bir yandan görsel dünya, bir yandan müzik, bir yandan spor… Hayatında birçok alan aynı anda aktif. Bu enerjiyi nasıl bölüştürüyorsun, oradaki dengeyi nasıl kuruyorsun?

DİLAN Bir iki senedir hayatı bir sanat eseri olarak görmeye başladım. Kocaman bir tablo ve ben ressamıyım. Ve hayata dair tüm tutkularım orada figürler olarak beliriyor. O yüzden enerjimi ayırmıyor, belirli bir disipline kanalize etmiyorum. Tek bir enerjiden çıkıyor hepsi. Bu bir bakış açısı. Hayat devamlı akıyor bende. 24 saat yok. Her şey bir bütün. 7 gün, 24 saat iç içe. Gece yarıları, uykusuz, uykulu. Ne zaman ne gerekirse, oradayım. Hiç bir kalıba sığmıyorum. Bir kalıba sığarsak bir şeyleri değiştiremeyiz. Zaten değişim; kalıplardan bağımsız hareket etmek demek.

DİLAN wears a jacket from the editor’s archive, shorts, tights, headband, gloves and socks by Nike. His shoes are Nike Shox R4.

“Bir iki senedir hayatı bir sanat eseri olarak görmeye başladım. Hayat, kocaman bir tablo ve ben ressamıyım. Ve tüm tutkularım orada figürler olarak beliriyor. O yüzden enerjimi ayırmıyor, belirli bir disipline kanalize etmiyorum. Tek bir enerjiden çıkıyor hepsi. Bu bir bakış açısı. Hayat devamlı akıyor bende. 24 saat yok. Her şey bir bütün. 7 gün, 24 saat iç içe. Ne zaman ne gerekirse, oradayım. Hiç bir kalıba sığmıyorum.”

Dilan Gerede Erkaya

DUYGU Şu an yoğun bir süreçten geçiyorsun. Ortağınla birlikte attığınız bu yeni adımı biraz anlatır mısın?

DİLAN Şu an gerçekten uzun ve sancılı bir yoldayız ama hepimiz için. Kültürel olarak bir devrim yaratmak istiyoruz, önce Türkiye için, sonra dünya için. Gençliğin ve teknolojinin gidişatını çok iyi görmüyoruz. “Biz nasıl katkıda bulunabiliriz?” diye düşündük ve ilk adımı bir gece kulübü üzerinden attık. Ama bunun devamı gelecek. Farklı sektörlerde, farklı formatlarda. Aslında bu bir mindset.

DUYGU Bu mindsetin ilk alanı Secrets. Orayı nasıl tarif edersin?

DİLAN Kulüp şu anda biraz gizli. İsmi bile oradan geliyor. Çok fazla anlatmak istemiyorum ama gelip görmenizi isterim. Orada insanlar iyi hissediyor, birbirine bağlanıyor, ilham alıyor. İnsancıl tarafı çok kuvvetli. Çünkü insan insanı unuttu artık. Bu kadar hızlı bir süreçte insanları bu kadar güzel bir şekilde birleştirebilmek tarifsiz bir duygu.

DUYGU Mekan tıklım tıklım olduğunda, sen içerideyken ne hissediyorsun?

DİLAN Bulutların üstünde yürüyormuş gibi. Orada mutsuz tek bir insan yok. Herkes kendi olabiliyor. Zaten her şeyin amacı da bu.

DUYGU Oradaki insan etkileşimini nasıl okuyorsun? Daha bireysel mi, yoksa kolektif bir duygu mu baskın?

DİLAN Orası biraz toplu bir bilinç gibi işliyor. Kalabalık olunca herkes sanki aynı anda mutlu ya da aynı anda duygulanmış oluyor. Çok kolektif. Ben de bunu pozitif bir virüs haline getirmek istiyorum. İhtiyacımız var. Yoksa yaşamın pek bir anlamı kalmıyor. İnsanların olabildiklerinin en iyi versiyonuna dönüşmesine yardımcı olmak istiyoruz. Onları oraya doğru iten bir güç olmak istiyoruz.

DUYGU Böyle bir alan yaratmak büyük bir sorumluluk da aynı zamanda. Sana nasıl hissettiriyor?

DİLAN Çok büyük bir sorumluluk. Ama çok keyifli bir oyun aynı zamanda. Bir şeyi tutturmak zor değil, zor olan onu aynı kalitede devam ettirebilmek, üstüne koyarak götürebilmek. Biz de şu an tam oradayız. Talep böyle gitmeye devam ederse bunun sandığımdan da hızlı ilerlediğini görüyorum. Enteresan bir dönemden geçiyorum ama çok mutluyum. Hafta içi kulübü özlüyorum mesela, bu bile çok şey söylüyor.

FROM BASED ISTANBUL N45 10TH ANNIVERSARY ISSUE: BRAVE MONOLOGUES

Buy your copy now!

Talent Dilan Gerede Erkaya
Creative Direction & Interview by Duygu Bengi
Photography by Yağız Yeşilkaya
Fashion Direction by Umut Sımsıkı
Styled by Naz Paksoy
Makeup by Alper Kabadayı
Hair by Talat Kıvrak
Produced & Words by Tunga Yankı Tan
Creative Agency BI Creative
Creative Team Duru Ustaoğlu, İrem Ekinci
Gaffer Onur Karaca
Camera Assistant Furkan Kumaş
Makeup Assistant Rana Gülsoy
Styling Assistant İrem Geçer
Lighting Assistant Murat Agrak
Special Thanks to Focamia

Author: Based Istanbul

RELATED POSTS